Haberler

Makaleler

ÇOCUKLARIN HAYIR DEMESİ

çocukların hayır demesiÇocuklar beli bir yaşa geldiği zaman hayır deme konusunda daha cesaretli olurlar. Hatta bu hayır deme davranışı bir tür inatçılık gösterisine bile dönüşebilir. Hemen hemen her anne çocuğunda bu tür inatçı davranışları görmüştür. Siz ne yarasanız yapın çocuk istediği şeyi yapacaktır, istediği şeyi giyecektir, istediği şeyi yiyecektir.

Özellikle 3 yaş civarlarındaki çocuklarda bu inatçı davranışlar daha sık görünür. Size ona yemek verdiğiniz zaman kesinlikle o yemeği yemek istemez, başka şey yemek ister. Arabadayken çocuk koltuğunda oturtmak isterseniz size itiraz eder ve koltukta kesinlikle oturmak istemez.

Bu durum çoğu zaman özellikle anneleri çileden çıkarabilecek bir tutumdur. Söz dinlemeyen ve oldukça inatçı, sürekli hayır diyen bir çocuk. Bu durumda bir annenin çocuğa kızması, bağırması ve ona güzel bir ders vermesini bekleriz. Ama yanılırız. Çünkü acaba biliyor muyuz çocuk neden böyle davranıyor? Neden bu tür hayır oyunları oynuyor? Neden bu kadar inatçı oldu? Neden her şeye itiraz ediyor?

İşte bu sorulara cevaplar verirsek çocuğun bu davranışlarının nedenini daha iyi anlarız ve ona empatiyle yaklaşarak daha olumlu bir tutum sergileriz.

Bu dönemlerdeki çocukların genel özelliklerine baktığımız zaman artık bu çocukların kendilerine ait bir kişilik geliştirdiklerini, kendilerine ait zevkleri olduğunu, hoşlanıp hoşlanmadığı şeylerin olduğunu görürüz. Bu belirtilenler çocukların bu dönemlerdeki genel özelliğidir. Hayır derler, itiraz ederler, bunun için inat ederler ve kendi isteklerinin olmasını isterler. Olayı bu açıdan değerlendirdiğimiz zaman çocuğun haklı olduğunu düşünmemiz gerekir. Yani çocuğun bu dönemdeki genel özelliğini kabul etmemiz gerekir.

Çocuk bu genel özellikleriyle bize bir şeyler anlatmaya çalışır. Kendisine ait tercihlerinin olduğunu ve bu tercihlere müdahale edilmemesini isterler. Hoşlandığı yemeği yemek isteler, hoşlandığı kıyafetleri giyinmek isterler, hoşlanmadığı kişilerle birlikte olmak istemezler v.b.

Bu, çocuğun artık büyüdüğünü görmemizi istediği anlamına gelir. Bu, çocuğun kendi ait sınırları olduğu ve bu sınırlara fazla müdahale edilmemesini istediği anlamına gelir. Ayrıca artık kendi kararını kendi vermesini istediği anlamına gelir. Çünkü çocuğun kendi kendine yapabildiği şeyleri gördükçe kendine olan güveni de gelmiştir.

Bu durumda özellikle bir annenin alması gereken tutumlar vardır. Çocuğun bu özelliklerine karşı nasıl yaklaşmak gerektiğini bilmek gerekir. Çocuk bir konuda çok itiraz ediyor ve kesinlikle kendi isteğinin yapılmasını istiyorsa bu sefer çocuğa başka alternatifler sunulabilir.

Mesela oyuncağını kesinlikle arkadaşına vermek istemiyorsa onu çok fazla katı bir şekilde zorlamaktansa başka çözüm önerileri getirilir. Arkadaşının oyuncağıyla kedi oyuncağı değiş tokuş edilebilir.

Çocuğa nazikçe ve ikna edici bir şekilde anlatılabilir.  Diğer yandan “ Eğer sen oyuncağını Ayşe’ ye verirsen yarın onlara gideceğiz ve o da yeni aldığı bebekle seni oynatacak” diye belirtilebilir. “Ayşe senin arkadaşın. Senin oyuncağınla oynamayınca çok üzülüyor” gibi zorlamadan ikna edici sözler söylenebilir. Çocuğun çok fazla oyuncağı varsa hangi oyuncağı vermek istediği çocuğa sorulabilir. Bu şekilde çocuk kendi sınırları içinde kendi kararını kendisi verecektir. Vereceği oyuncağı kendisinin seçmesine olanak tanınmış olur. Yani siz onu zorlamadan oyuncağını arkadaşına kendisi verecektir.

Eğer çocuk bir konu hakkında karar aldı ve ona uyulmasını eğer şimdilik kendisi açısından bir sağlık ve güvenlik riski yoksa ona izin vermek yerinde olabilir. Bu şekilde çocuk kendi kararını uygulamış olur. Bu aslında çocuğun karar verme ve uygulama yeteneğini de geliştiren bir tutumdur.

Anne babanın kararı çocuğun kararından daha önemliyse bunu çocuğa güç gösterisi yapmadan anlatmak ve ikna etmek gerekir. Yani çocuk evde her istediğinin yapılacağı, hep kendisinin sözünün geçeceği bir algıya da kapılmamalıdır. Anne ve babalar bu konuda gerekli önlemleri almalı ve çocuğa zaman içinde sınırlarını göstermelidir. Her dediği yapılan, istekleri itirazsız kabul edilen çocuklar büyüdüklerinde daha şımarık ve tatminsiz olabilmektedirler.

Bir anne ve babanın çocukla güç mücadelesine girmesi hem anne baba hem de çocuk için ilişkiler anlamında olumsuz sonuçlar doğurur. Çocuğun bu yaştaki temel özellikleri olan inatçılık, hayır deme, her istediğini yapma gibi özellikleri yanlış yorumlayıp çocuğa karşı olumsuz bir tutum sergilemek çocuğun psikolojik ve duygusal yaşamı için de sorunlar doğurur. Bu konuda çocuğa karşı asla kaba güç, yerme, kötü söz söyleme, mahrum etme, dışlama gibi davranışlar olmamalıdır. Bu anlamda çocuğa karşı koşullu sevgi gösterme de olumsuz bir anne ve baba tutumu olacaktır.

Clinique Makyaj ve Cilt Bakim ürünlerinde %50'ye varan indirim Balerin.com'da

Yayınlanma Tarihi : 18.10.2011

7208

defa okundu

+ Yorum Yap

Henüz Yorum Yapılmamış.

hesaplayıcılar

ANKET

Bebeğiniz ne zaman gece boyunca uyumaya başladı?
0-2 aylık arasında
2-4 aylık arasında
4-6 aylık arasında
6-9 aylık arasında
9-12 aylık arasında
12-18 aylık arasında
18-24 aylık arasında
Anket Sonuçları
Bebek Sağlığı Bebek hastalıkları ve tedavileri www.annelikbilinci.com/kategoriler/bebegin-sagligi
Hamilelikte Nasıl Beslenmeli? Hamilelikte beslenme önerileri www.annelikbilinci.com/kategoriler/hamilelikte-beslenme
Bebeği Emzirme Emzirme hakkında herşey www.annelikbilinci.com/kategoriler/bebegi-emzirme
Gebelikte Güzelilk Tavsiyeleri Gebelikte güzellik ve bakım önerileri www.annelikbilinci.com/kategoriler/gebelikte-guzellik-ve-bakim